(0442) 343 43 55

Neurofeedback

Neurofeedback

İnsanlar,  amaçlanan ve elde edilen başarı arasında geri bildirime sahip iseler, beyin fonksiyonu ile ilgili hemen her şeyi öğrenebilirler. Örneğin, eğik pozisyonun ne olduğunu hissedemezsek bisiklet sürmeyi öğrenemeyiz. Bu örnekte amaç  düz bir şekilde bisikleti sürmek, ve o anki pozisyonumuz da başarımız hakkındaki geri bildirimdir.

Ancak,  vücut ve zihnimizin birçok fonksiyonlarını doğrudan hissedemeyiz, bilinçli olarak etki edemeyiz. Bu tip fonksiyonlar otomatik olarak kontrol edilmektedirler. Böyle bir fonksiyonun yeterince iyi olmadığı hatta tümden başarısız olduğu durumlarda, uygun olarak tanımlanmış bir hedefin eksikliği yüzünden de onu terbiye etmek çok zorlaşır. İşte tam burada bio-geribildirim      (bio-feedback) devreye girmektedir. Bio-geribildirim kişiye sağladığı bilgilerle iyileşmenin hedeflerini en kısa yoldan açıklar.

Bio-geribildirim ( biofeedback ) ile, eğitilmesi gereken parametreler uygun cihazlarla ölçülür ve müsait olan duyulara gösterilir. Genel olarak görsel ve akustik geribildirim sinyalleri kullanılır.

İnkontinansı (bel gevşekliği) örnek olarak kullanalım. Büzücü kasın güvenilir bir şekilde çalışmadığı durumda, daha iyi çalışması için egzersiz yapılabilir. Bunun iki sebebi vardır; birincisi büzücü kasın hissedilebilir olması ve ikincisi de istenildiğinde kontrol altına alınabilmesidir. Ancak burada, büzücü kasın ne durumda olduğu ölçülerek kişiye gösterilebilse idi,  eğitim bir anda daha etkin ve verimli olacaktı. Bu iki durum arasındaki tek farkperformans geribildiriminin kullanılabilirliğidir.

Neurofeedback Kullanım Alanları nelerdir?

-Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
- Kabuslar ve korkular
- Nöbetler
- Çocukluk çağı sorunları
- Davranış bozukluğu
- Anksiyete
- Depresyon 
- Kronik yorgunluk
- Uykusuzuluk
- TSSB (Trawma sonrası stres bozukluğu)
- Narkolepsi (Aşırı uyku eğilimi)
- Duygusal ve fiziksel sorunların belirtileri

gibi durumlarda oldukça yaygın bir şekilde kullanılılır.

Neuro (Nöro/sinirsel)…

Şimdi bunu, geribildirim ile ilgili bilgileri beyin fonksiyonlarına nasıl uygulayabileceğimize bakalım. Birçok durumda beyin fonksiyonlarımızı doğrudan göremeyiz ve de istediğimiz şekilde kontrol altına alamayız. Depresyon (çöküntü) halimizin orada mevcut olup olmadığı konusunda bilgimiz vardır ancak doğrudan onu etkilemeyi bekleyemeyiz. Burada bio-feedback devreye girebilir, çünkü aynı geribildirim prensipleri beyne de uygulanabilmektedir. Gerçekte bu o kadar da tuhaf değildir. Sonuçta inkontinans egzersizleri durumunda  bile kişi beyin fonksiyonlarını eğitmektedir, sadece kas sistemini değil. Ancak beyin fonksiyonlarını doğrudan eğitebilmek için de”beynin hareket tarzını/tutum ve davranışını” görünür kılmak gerekir. Burası EEG(Elektroensofalogram)’nin devreye girdiği yerdir. EEG bize beynin devam etmekte olan fonksiyonları ile ilgili çok basit bir şekilde ve doğrudan bilgiler sağlar.

Kafa derimiz üzerinden elde edilen ve bir volt(Hz)’un milyonda biri büyüklüğündeki beyin sinyalleri, koca bir ofis binası dışına koyulan bir mikrofona benzese de, elde edilen bilgi beyni veya beynin bölümlerini geribildirim döngüsü(loop)ne sokup eğitmek için yeterlidir.

Dikkat konusunu örnek olarak ele alalım. Bir öğrencinin dikkatli olup olmadığı okul sisteminde er ya da geç ortaya çıkacaktır. Böyle bir geribildirim ise etkili olamayacak kadar gecikmiş olur. Oysa EEG ile çok kısa dikkatsizlik safhaları bile anında tetkik edilir ve raporlanarak geri bildirilir. Bir seansta 2000 sefere kadar hem de… Bunun sonucundaysa, beyinde ve beyin tarafından dikkatin sürdürülebilmesi için gereken yapılmaya başlanır.

Neurofeedback (sinirsel geri bildirim) ile amaçlanan, beyne uygun bir safhaya erişmeyi ve bu hali devam ettirebilmeyi öğretmektir. Örneğin düzgün bir uyku hali, çalışma hali, dikkat hali, fizyolojik ve psikolojik denge hali v.s. Bunu başardığımızda, beynimizin kendi kendini düzenleme/düzeltme (self-regülasyon) kapasitesini artırdığımızı ve bunu da neurofeedback ile yaptığımızı söyleyebiliriz.

Ofis binasına geri dönersek: Yüzlerce kişinin çalıştığı ofis binasının patronu çok fazla gürültü olduğundan şikayet ederse, insanların çok yüksek sesle konuşup koşuşturduğundan, birisi binanın dışına bir mikrofon yerleştirerek gürültü seviyesini ölçebilir ve gürültü her azaldığında bina içindeki ses sisteminden enfes bir klasik müzik vermeye başlayabilir. Bir süre sonra insanlar daha sessiz olmaya alışacak ve bunu eğitimden sonra bir süre daha devam ettirecektir. Neticede, tabii ki, eğitimin etkisinin “sönme” durumu olabilir. Dolayısıyla da biri çıkıp şu soruyu sorabilir, sinirsel geribildirimin de sönme/yok olma problemi olabilir mi?

Kısaca cevap verirsek, hayır. Tabii ki sönme olayı olabilir ancak bu çok nadiren olan bir şeydir. Çünkü eğitimimiz sırasında daha iyi beyin fonksiyonları oluşmuş bulunmaktadır. Beyin neden bundan vazgeçsin ki? Yaşamın kendisi meydana gelmiş olan öğrenimi pekiştirerek uzun bir dönem ayakta tutmaktadır. Gerçekte, beynin bu yeni kapasitelerini, daha da fazlasına sahip olmak için kullanacağı ve sonuç olarak  da kişinin, eğitimin sonundaki durumundan çok daha iyi bir şekilde işlevlerini yerine getireceği daha olası bir durumdur.

 

Neurofeedback Eğitimi nedir?

Neurofeedback eğitimi relaks dikkat ile relaks dinlenme safhalarında olduğu gibi, beynin farklı uyarılma durumları arasında esnek bir şekilde geçiş yapmayı ve bazı uyarılma durumlarında gerektiği kadar kalmayı öğrendiği, ihtiyaç halinde de süreyi uzatabilmeyi öğrendiği bir beyin eğitimidir. Bu aynı zamanda beynin öz denetim kapasitesini arttırma eğitimi olarak da ifade edilebilir.

Eğitim kelimesinden de anlaşılabileceği üzere, kalıcı bir duruma ulaşmak için genellikle 20-40 seans arası uygulama yapmak gereklidir.