(0442) 343 43 55

Dikkat Eğitimleri

KURUMSAL DİKKAT  EĞİTİMİ

NE SUNUYORUZ?

Dikkat Eksikliği olan bireylerde unutkanlık, dalgınlık, dinleyememe, geç kalma, işleri erteleme, yönergeleri anlamada güçlük, dağınıklık, karar verme güçlüğü, planlama becerisi eksikliği, zaman kavramı yoksunluğu, her işi erteleme, görevlerine kendini tam verememe, bir işi zamanında bitirememe gibi belirtiler görülür. Bu belirtiler iş hayatı ve özel hayatta arzulanmayan durumları oluşturmakta ve performans eksikliklerine yol açmaktadır. Bireyin dikkat eğitimi olmaksızın diğer planlamalarını tam anlamıyla gerçekleştirmesi mümkün değildir. Akademimizde uygulanan bilimsel teknikler sonucunda, dikkat eksikliği ve öğrenmeden zaman yönetimine kadar uzayan sorunlar dizini minimum düzeye inmektedir.

EĞİTİMLERİMİZİN NET VE GÖZLEMLENEBİLİR YARARLARI NELERDİR?

  • Yaşam Enerjisinde Artış
  • Dikkat ve Konsantrasyon Artışı
  • Verilen Görevleri Tamamlama
  • Koordinasyon Becerisi
  • Hafıza Becerilerinde Artış
  • Düzenlilik
  • Sosyal İletişim Becerisinde Gelişme
  • Daha Az Kaygı
  • Yüksek Motivasyon

 

Zihnimiz anda kalmaktan ziyade, daima geçmiş ve gelecek arasında düşüncelere kapılarak gezinti halindedir. Zihni sıkça gezintide olan kişide sırasıyla yorgunluk, konsantrasyon eksikliği, dikkatsizlik, unutkanlık, hata yapma eğilimi, stres, kaygı, öfke, depresyon ve tükenmişlik gibi belirtiler görülür. Oysa zihnimizi anda kalmasını sağlayacak farklı tekniklerle eğitebilir, rahatlatabiliriz. Çeşitli dikkat ve farkındalık uygulamaları bulunmaktadır.

Günümüz iş dünyasında, çalışanlarda konsantrasyon, yenilik ve yaratıcılık, doğru ve hızlı karar verebilme, dayanıklılık ve duygusal zeka gibi özellikler aranmaktadır. Zihnimizi anda kalmaya ve dikkatimizi ana odaklamaya eğitirken, çalışanlarda aranan bu özellikler de geliştirilmiş ve pekiştirilmiş olur.

Dikkat çalışmalarının bireyde olumlu kazanımlar sağladığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Gelişmeler; psikolojik, bilişsel, sosyal ve fizyolojik alanların tümünde görülmektedir. Bu etkiler, bireyin çevresinde iç ve dış etkilere karşı duygu ve psikolojik durumunu, olaylar karşısında zihnin ve düşüncelerin berraklığını, iş-aile-özel yaşamdaki sosyal çerçevede tutum-davranışlarını ve fizyolojik değişimlerini kapsamaktadır.

 

 Dikkat! Lütfen DİKKATLİ olun !

 İnsan yaşamının her anında etkisini gösteren 'Dikkat ' dürtüsel bir süreç olarak öğrenmenin ilk koşulunu oluşturmaktadır. Çünkü zihin denen kaydet-işle çabası bunu zorunlu kılmaktadır. Eğer dikkatimizi verebiliyorsak öğrenmeden söz edebiliriz. Yani kısa süreli bellek ile uzun süreli bellek arasında bir iletişim oluşturuyoruz demektir. Tam tersi durumda ise yanlış bildiğimiz ‘ben öğrendim’ edinimi kısa bir süre sonra bizi yüz üstü bırakmaktadır. Kısa süreli bellek, işleme geçirme sürecini tamamlayamamakta ve dikkatin bilişsel iletişim ağını koparmaktadır.

 

Bir düşünelim: yemek yerken dikkat eksikliği, neyi ne kadar ne lezzette yediğimizi algılayamamamıza neden olur. 'Bilmem bugün öğlen yemekte ne yemiştim ' gibi

Kitap okurken uygulayalım: Okuyorum ama anlamıyorum, ya da bir kaç sayfa sonra ne okuduğumu hatırlayamıyorum.

Çok iyi bir gözlemciyim. Bakıyorum ama görmüyorum. Görmek, anlamlandırma çabası ise, görsel dikkatimizi gerçekten ne kadar kullanıyoruz.?

Aslında iyi bir dinleyiciyim, ama dinleme esnasında imgelemlerimden de vazgeçemiyorum. Elbette düşünmek , hayal kurmak, hakkımız. Peki, konuşmacı neye vurgu yapmıştı?

Sorumluluklarımı hep yerine getiririm. Tabi yetiştirebilirsem.!

Bu örnekleri ,  yaşamımızın her alanından sıralayabiliriz. Fakat dikkat'i elden bırakmamamız gerekiyor.  Sonra geri döndüremiyor,  ikna da  edemiyoruz. Zamanla dikkatsizlik, alışkanlığımız olabiliyor.

Peki, teknolojinin sınırlarını yeniden belirlediği sınırsız bir süreçte neden oluyor da her şeye her an ulaşıp sonra terk ediyoruz. Öğrenmeyi neden öğrenemiyoruz. Çünkü öğrenmenin ön koşulu 'DİKKAT' ise dikkatimizi veremediğimiz her an öğrenemiyoruz demektir. Dikkat becerisi de bir öğrenme etkinliği ise bunu muhafaza edip geliştirebiliriz. Dikkat dağıtıcıların istilasına uğramış günümüz insan  zihni, bu ayırımcılığı nasıl yapacak dersiniz. Teknolojinin insan zihnine sunduğu hazır ulaşım; al-kopyala-yapıştır ezberciliğine son verip; yerini, al-yorumla-anlamlandır-uygula gibi bilişsel süreçlere dönüştüğü zaman zihin harekete geçecek ve anlamlandırma başlayacaktır. Bu da bilginin uzun süre muhafaza edilip; birbirinden bağımsız alanlarda dahi uygulanma olanağı sağlayacaktır.

Yaşamsal etkinliklerimiz bize her koşulda yeni bir öğrenme olanağı sağlar. Bu olanağı ancak dikkat becerisini geliştirdiğimiz sürece değerlendirebiliriz. Çünkü dikkat, dürtüsel bir aşama olarak bizi, neyi nasıl alacağımıza yönlendirir ve sonsuz bir ilerleme kaydederiz. Zihinsel uyarılmışlık hali bireyi, çevresinden gelen milyarlarca uyarıcılar arasından uygun olanı alıp işleme ve kaydetme çabasıyla zihinsel bir etkinlik yaratır. Bu etkinlik dikkatini veremeyen bireylerde  oluşmamaktadır. Çünkü dış dünya uyarıcıları kısa bellekte hedefsiz bir gezinti yapar ve ayrılır: geçicidir ve kaygı düzeyini artırır. Bu yüzden duyu organlarımıza yönelik uyarıcı bombardımanından ayıklanmış seçicilik (odaklanma), işe yarar bilgiyi anlamlı ve kullanışlı hale getirir. Hem zihinsel etkinliklerdeki çatışma  hem de zamanı kullanma ve planlama hususunda  oluşabilecek problemler ortadan kalkmış olur. Dikkatimiz bize duyarlılığı yüksek, kapasitesi sonsuz, farkındalığı bitimsiz ve en önemlisi unutkanlığı unutmuş sağlıklı bireylere kapı aralayacaktır. Lütfen DİKKAT’le yaşayalım.